in

Genel Başkanımız Şahap YILMAZ; “Mesleki ve teknik eğitim okullarımız ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermesine rağmen ülke genelinde yüzlerce mesleki ve teknik okulumuz kapatılarak Anadolu liselerine dönüştürüldü. Kapatma ya da dönüştürmeler tüm illerde olanca hızıyla devam ediyor. Bu okullarımıza yazık ediliyor, öğretmenlerimiz mağdur oluyor. Sayın Millî Eğitim Bakanımızdan bu gidişata dur demesini bekliyoruz” dedi.

Genel Başkanımız Şahap YILMAZ daha sonra “Koronavirüs sürecinde mesleki ve teknik eğitimin ne kadar önemli olduğu görüldü. Verilen emeklerin, yapılan fedakârlıkların sonuçlarını görmek bizleri çok mutlu etti. Yıllardan beri bir sorun alanı olarak görülen mesleki eğitim artık sorunlarıyla değil, ürettiği ve sunduğu hizmetlerle konuşacak bir duruma geldi.

Tüm bu gelişmelere rağmen hâlen mesleki ve teknik okullarımız üvey evlat olarak görülmekte, diğer okullar tercih edilmektedir. Yüzlerce mesleki ve teknik okulumuz kapatılarak Anadolu liselerine dönüştürüldü veya şehir merkezleri dışına taşındı.  Bulunduğu yerde marka okullar olmuş, sektöre her zaman nitelikli insan gücü yetiştirmiş, ortak projeler hayata geçirilmiş, üreten okullar olarak faaliyetlerine sürdürmekte olan bu okullar, hiçbir neden olmaksızın kapatılmaya devam ediliyor.

Hani bu okullarımız kara gün dostu idi. Gelişen teknolojiye göre geliştirilmesi, rol model olmaları, ürettikleri ve yaptıkları çalışmalarla bulundukları bölgelerdeki sektörlere öncülük edeceklerdi, sektörle birlikte çalışacaklardı. Hani bu okullar ARGE merkezi haline getirilecekti. Tüm beklentimiz böyleydi. Ama İllerde bu durum tersine çalışıyor. Bu okular kapatılıyor, branş dışı yönetici görevlendirilmeleri de ayrı bir sorun olarak devam ediyor. Tüm emeklere yazık ediliyor.

Mesleki ve teknik eğitimin yıllardan beri iş piyasasının ihtiyaç duyduğu mesleki becerilere sahip insan kaynağını yetiştirerek çok önemli katkı sağladığı bilinmesine rağmen, yine teşvik edilmiyor, sahiplenilmiyor. Hala bu okullarımız için toplumdaki olumsuz algı kaldırılmadığı gibi akademik yönden başarısız öğrencilerin tercih ettiği okulları olarak lanse edilmeye devam ediliyor. Dolayısıyla mesleki ve teknik eğitimde ciddi bir özgüven kaybı devam ediyor.

Koronavirüs sürecinde ihtiyaç duyulduğunda ve motive edildiğinde neler yapabileceğini gösteren bu okullarımız, ürettikleriyle, fedakârlıklarıyla, kara gün dostu olmakla gündeme geldi. Ulusal ve uluslararası alanda büyük takdir ve destek gördü, örnek gösterildi, hayranlıkla izlendi.

Şimdi ilgililere sormamız gerekiyor.

Neden her zaman okul sorununu çözmek için meslek ve teknik liseleri kapatılarak başka okullara çevriliyor?

Kapatılan meslek liseleri kurulurken alınan atölye donatım malzemeleri için yapılan harcamalara yazık değil mi? Devletin kaynakları niçin çarçur ediliyor.

Amaç, mesleki ve teknik eğitimi okullarını kapatarak, sayısını azaltarak örgün eğitimin dışına çıkarmak mı?

Neden kolay çözümlere gidiliyor?

Kalıcı çözümler neden üretilmiyor?

Her şeyin çözümü mesleki ve teknik eğitimi yok etmek mi?

Kaynaklar neden etkili, verimli ve planlı kullanılmıyor. Neden sık sık strateji ve plan değişiklikleri yapılıyor. Neden bu şekilde topluma şirin gözükmeye çalışılıyor?

Okullarımızdaki alanlar hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmadan birkaç kişinin keyfine bağlı olarak kapatılmaktadır. Bu hususta neden gerekli özen gösterilmemektedir?

Ürettikleri ve yaptıkları örnek çalışmalarla ile gündeme gelen ülkemiz ve geleceğimiz için oldukça önemli olan mesleki ve teknik eğitime yapılan bu haksızlığa dur denilmesi gerekmiyor mu? 

Yetkilileri mesleki ve teknik eğitime sahip çıkmaya, bu gidişata dur demeye ve daha duyarlı olmaya davet ediyorum.” diyerek konuşmasını tamamladı.

TALEBİMİZE MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINDAN 2. AÇIKLAMA